Çin’deki Uygur Müslümanların Kaderi: Yeniden Eğitim Kamplarından Zorla Çalıştırmaya doğru

Çin’deki Uygur Müslümanların Kaderi: Yeniden Eğitim Kamplarından Zorla Çalıştırmaya doğru

Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü (ASPI) tarafından yakında yayınlanan rapora göre , 2017-2019 arasında Çin Hükümeti Uygur Müslümanları ve diğer etnik azınlıkları Doğu Türkistan’dan Çin’in çeşitli bölgelerindeki fabrikalara transferini kolaylaştırdı. 

Söz konusu iddialar, Doğu Türkistan’daki Uygur Müslümanlarının sözde “yeniden eğitim kamplarında” kitlesel hapsedilmesiyle ilgili haberlerin başlamasından birkaç ay sonra geldi. Onlara (ASPI)göre, “yeniden eğitim kamplarında” dini ve etnik kimliklerinden uzaklaştırarak, Çin devletine mutlak sadik olmalarını için gözaltında tutulan bir milyon (daha fazla değilse) Uygur Müslümanları var.

(31 Mayıs 2019’da çekilen bu fotoğraf, Doğu Türkistan kurulan eğitim kamplarının dış duvarı)

ASPI raporuna göre, yaklaşık 80.000 Uygur’un Abercrombie & Fitch, Acer, Adidas, Alstom, Amazon, Apple, ASUS, BAIC Motor, BMW, Bombardier, Bosch, BYD, Calvin Klein, Candy, Carter’s, Cerruti 1881, Changan Automobile, Cisco, CRRC, Dell, Electrolux, Fila, Founder Group, GAC Group (automobiles), Gap, Geely Auto, General Electric, General Motors, Google, H&M, Haier, Hart Scha ner Marx, Hisense, Hitachi, HP, HTC, Huawei, iFlyTek, Jack & Jones, Jaguar, Japan Display Inc., L.L.Bean, Lacoste, Land Rover, Lenovo, LG, Li-Ning, Mayor, Meizu, Mercedes-Benz, MG, Microso , Mitsubishi, Mitsumi, Nike, Nintendo, Nokia, The North Face, Oculus, Oppo, Panasonic, Polo Ralph Lauren, Puma, Roewe, SAIC Motor, Samsung, SGMW, Sharp, Siemens, Skechers, Sony, TDK, Tommy Hilfiger, Toshiba, Tsinghua Tongfang, Uniqlo, Victoria’s Secret, Vivo, Volkswagen, Xiaomi, Zara, Zegna, ZTE den ibaret en az 83 küresel markaların tedarik zincirinin bir parçasını oluşturan fabrikalarda çalışmaya zorlandığına dair güçlü deliller var.

Raporda, bu şirketlerin tedarik zincirlerinde Uygur işçileri zorla çalıştırmakta. Sonuçta bu şirketler zorla çalıştırma ile elde edilen malların ithalatını yasaklayan yasaları ihlal etmiştir.  Raporda yine Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) zorla çalıştırma göstergelerine dayanarak, Uygur Müslümanları için aşağıdaki faktörleri belirledi: 

• keyfi gözaltı tehdidi gibi yıldırma ve tehditlere maruz kalmak, güvenlik personeli ve dijital gözetim araçları tarafından izlenmek.

• bağımlılık ve sömürge hale getirmek, yani Doğu Türkistan’daki aile üyelerine yönelik tehditler gibi.

• Çitle çevrili fabrikalar ve yüksek teknoloji gözetimi ile hareket özgürlüğünün kısıtlanması.

• Tecrit edilip ayrı yurtlarda kalmak ve özel trenlerle nakledilmek.

• Kötü koşullarda çalıştırmak, Siyasi beyin yıkmak, fabrikalarda polis görevlendirilmesi, ‘askeri tarz’ yönetimi, dini inançların yasaklanması gibi.

• Saatlerce iş sonrası Çince dersleri öğrenmek ve siyası beyin yıkmaya amaçlayan toplantılar işin bir parçası haline gelmesi gibi.

Raporda yine birkaç vakaya yer vermiştir. Örneğin, Ocak 2020’de Doğu Türkistan’dan yaklaşık 600 civarında  azınlık etnik guruplardan işçilerin Nike spor ayakkabılar yapan Qingdao Taekwang Shoes Co. Ltd.’de çalıştırdığı iddia ediliyor. Ayrıca ek olarak: “Fabrikada Uygur işçiler gün boyunca Nike için ayakkabı yapıyorlar. Akşamları, Çince  öğretim kurslarına gidiyorlar, Çin milli marşını söylüyorlar, ‘mesleki eğitim’ ve ‘vatanseverlik eğitimi’ alıyorlar. Eğitim programı, Doğu Türkistan’ın ‘yeniden eğitim kamplarının’ öğretim programını yakından benzer nitelik taşıyor.

ASPI raporunu yayınlamasından bir ay sonra, adı geçen şirketlerin çoğunluğu suçlamaları üzerine almadı ya da tespit edilen söz konusu duruma açıklık getirmeyi reddetti.

ASPI raporu diğer devletleri söz konusu duruma kör muamelesi ile değil, diğer devletlerle birlikte “Çin hükümeti üzerinden Uygurlara yönelik zorla çalıştırma ve kitlesel yargısız tutuklamaların sonlandırılmasını hedefleyen baskıları artırmaya, Doğu Türkistan’ın zorla işçi transferlerinden sorumlu üst düzey yetkilileri cezalandırmaya ve zorla çalıştırması sonucu üretilen ürünleri için ticaret anlaşmalarını yeniden gözden geçirmeye çağırıyor. Çin’in, dini azınlıklara kötü davranmak ve insan haklarını ihlal etmek de dahil tüm uygulamalarına son vermenin zamanı geldi.

Üstelik, biz mevcut durumu durdurmak için de katkıda bulunabiliriz. Zorla çalıştırmaya dayalı tedarik zincirlerinde gelişebilecek işletmeler insan haklarına saygı duyduklarını iddia eden kimselerin desteğini almamalıdır.  Ayrıca büyük (ve pahalı) markaların kendi çıkarları için insanları istismar etmeyi durdurma zamanıdır. Ürünler için iyi para ödüyoruz ve iyi kalite bekliyoruz. Ancak, ürünlerin, ezilmiş insanların ve tüm topluluğun acı kanıyla üretilen modern köleliğin ürünü değil,  ahlâka uygun olmasını da bekliyoruz. 

Hazırlayan: İdikut

Kaynak:

https://www.forbes.com/sites/ewelinaochab/2020/04/04/the-fate-of-uighur-muslims-in-china-from-re-education-camps-to-forced-labor/#583c96142f73

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

kategoriler