Çin’le kardeş olamayız

Yeni Şafak Gazetesi yazarı: Mehmet Şeker

Kardeşlik ne güzeldir, iyi anlaşmak şartıyla. Aksi hâlde iki kardeş birbirine düşman da olabilir.

Anne baba bir kardeşlik, anne ayrı baba bir veya baba ayrı anne bir kardeşlik…

Biraz daha mesafelisi ise çocukları olan kadınla adamın evlenmeleri üzerine mevcut çocukların üvey kardeşliği…

Bunlar aile içi durumlar. 

Daha geniş düşünürsek, din kardeşliği var, soy kardeşliği var.

Aynı soydan olanların dili de bir.

Çok geriye gidersek, herkes aynı soydan çıkar ama o kadar eskiye gitmek hiçbir sorunu çözmüyor.

Hz. Âdem, çocuklardan birinin kulağını çekti galiba.

Artık ne yaramazlık yaptıysa, bir süre sonra öteki kulağını da çekmiş olmalı ki bazılarının gözleri çekik kalmış.

*

Yeni dönemlerin icadı bir kardeş şehir uygulaması var.

Yeni dediysek, üç beş günlük değil, son asrın icadı.

Ülkenin birinden bir şehri, başka ülkedeki bir şehirle kardeş şehir ilan ediyorlar.

Buna da ticarî veya siyasî kardeşlik diyebiliriz.

En son, Çin’in Yiwu şehriyle Kahramanmaraş arasında bir kardeşlik protokolü imzalandı.

Kimsenin hoşuna gitmedi.

*

Çok eskilerden, Ekmek Teknesi döneminden kalan alışkanlıkla ifade etmek istiyorum.

Affınıza mağruren…
Affınıza mağluben…
Affınıza mahsusen…
Affınıza makbulen…
Affınıza mahcuben…

Affınıza mahsuben, ben de fikrimi söyleyeceğim: Benim de hiç hoşuma gitmedi.

Özellikle bugün, kutlu Zafer Bayramı münasebetiyle, bu konuyu bir daha düşünelim.

*

O Maraş ki, durup dururken Kahraman olmadı.

TBMM kararıyla isminin önüne eklenen ve isme dönüşen o sıfat, bütünüyle hak edilmiştir.

Şüphesi olan tarih sayfalarına baksın, Millî Mücadele dönemini hatırlasın.

Sütçü İmam’ı okusun, Ökkeş’in hayatını araştırsın.

*

Kahramanmaraş’ın yiğit kalemi Ahmet Doğan İlbey, şöyle haykırdı:

İki bin yıldır Türklere hasım olan katil Çin, Müslüman Doğu Türkistanlı kardeşlerimize zulüm ve soykırım yapmaya devam ediyor. Bütün dünyâ, gökler ve yerler şâhittir ki, Çin denen ejderha Uygur Türk karındaşlarımızı esir kamplarında bir bir öldürüyor, anaları çocuklarından ayırıyor, babaları bilinmez adreslerde işkenceye tâbi tutuyor. Ülkesine sokulmayan sürgündeki anaların, babaların feryatları melaikeleri ağlatacak dozda…

Çin’in soykırım ve zulmü İblis’in dölü İsrail’in soykırım ve zulmünü geçti. Hapishânelerde işkenceyle öldürülen Doğu Türkistanlı lider, âlim, edip, ozanları ve yıkılan câmileri anlatmaya yürek dayanmaz.

İblis’in ikinci dölü Çin’le “kardeşlik” Maraş’a zillettir

Kahramanmaraş’ın “Çin’in Yiwu şehriyle kardeş ilân edilmesi” haram işlemek, küfre girmektir.

*

Affınıza mecburen…
Affınıza mesruren…
Affınıza mebruren…
Affınıza mensuben…
Affınıza mensuren…

Affınıza memnunen söyleyelim ki Türkiye’nin hiçbir şehri, Çin’in herhangi bir şehriyle kardeş olamaz.

Zira biz, baskıcı Çin’in zulmettikleriyle kardeşiz.

Dinimiz bir, soyumuz bir, dilimiz bir… Tarihimiz bir, rüyamız bir, hülyamız bir…

Nasipse bir gün istikbalimiz de bir olsun istiyoruz.

Bu itibarla, imzalanan protokol üzücüdür, gecikmeden iptal edilmesi gerekir.

Ticaret yapacaksak yapalım, siyaset yapacaksak yapalım, her ne adım atacaksak atalım, yalnız kardeşlik kavramını zedelemeyelim.

Hizaya getirmeye, yolunu düzeltmeye çalışalım fakat Çin’le kardeş olamayacağımızı unutmayalım.

Zararın neresinden dönersek kârdır.

Bu karar, Kahramanmaraş’tan daha çok Türkistan’daki öz kardeşlerimizi üzmüştür.

YeniŞafak

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

kategoriler