Uygur davasının samimi neferleri ve güzide üç teşkilâtı..

18 Ekim 2020

Vatanımız Doğu Türkistan’da uzun süredir devam eden Çin baskıcı politikaları ve son yıllarda bu baskıların daha artması, halkımızı kendi topraklarında huzur içinde yaşayamaz hâle getirdi. Birçok Uygur, anavatanını bırakıp ülkelerini terk etmeye ve yabancı ülkelerde yaşamaya mecbur kaldı. Yüksek öğrenim, ticaret, türizm veya aile ziyaretleri amacıyla yurtdışına gidenler de Doğu Türkistan’daki zulüm ve ağır katliamlar nedeniyle yaşadıkları ülkelerde sıkışıp kaldı. Bilindigi üzere bu kişilerin birçoğu Türkiye’de yaşıyor. Anavatanından geçici süreliğine ayrılan bu Uygurlar, günlük yaşamları ve sosyal hayatlarında bir takım zorluklarla karşı karşıya kalıyorlar. Gurbetteki Uygurları her yönden desteklemek ve acılarını hafifletmek için ortaya çıkan bir teşkilatlardan üçü ise birlikte hareket ediyorlar. Bu teşkilatlar Isa Yusuf Altekin Vakfı (1997’de kuruldu), Doğu Türkistan Vakfı (1978’de kuruldu) ve Doğu Türkistan Gençlik derneğidir (2006’da kuruldu). Doğu Türkistan Vakfı başkanlığını Dr. Muhittin Canuygur, İsa Yusuf Alptekin Vakfı başkanlığını Doç. Dr. Ömer KUL ve Doğu Türkistan Gençlik Derneği başkanlığını İlhan Turanlı yürütmekte.

İki vakıf bir dernekten oluşan ve ortak hareket eden bu ittifak yıllardan beri, halkımız için samimi olarak çalışan ve imkanları nispetinde katkıda bulunan birer kuruluş haline gelmiş. Kibir, övünme ve gereksiz tartışmalardan uzak, şeffaf çalışmaları ile kesinlikle övgüye ve minnettar olmaya değer.

İsa Yusuf Alpekin Vakfı başkanı Doç. Dr. Ömer Kul, kendisini Doğu Türkistan davasına adayan bir Türkiye Türkü olarak, yıllardır her yerde Uygur davasının savunuculuğunu yapan Uygur davasının deneyimli bir Türk aktivisti. Ömer Kul İstanbul Üniversitesi’ndeki çalışmaları yoğun olmasına rağmen bir yandan çeşitli üniversiteler ve şehirlerde Doğu Türkistan’ın tarihi ve güncel durumu üzerine konferanslar vermekte, diğer yandan sosyal medya, gazete ve dergilere Uygur meselesine dair yazı ve makaleler yazmakta, tv ve radyo programlarında konuyu anlatmakta.

“Esir Doğu Türkistan İçin I-II; İsa Yusuf Alptekin’in Mücadele Hatıratı”, “Altay Kartalı Osman Batur”, “100 Soruda Doğu Türkistan” ve “Baturlar” gibi Türkçe kitaplar yayınlayan Doç. Dr. Ömer KUL, Uygurları Türkiye ve Türk dünyasına daha yakından tanıtma gayreti içerisinde.

Vakıf ve Gençlik teşkilatları hiçbir Uygurdan bağış almadan, sadece yerel halk ve diğer Türk vakıf ve derneklerinin yardımıyla yıllık birkaç yüz aileye beyaz eşya, aylık erzak dağıtımı, temizlik malzemeleri, çeşitli eşya ve giyim gibi sosyal yardımlar yapıyor. Ayrıca her bayram yetim ve öksüzlere bayramlık kıyafet dağıtıyor ve son üç yılda 1.000’den fazla çocuğa bayram kıyafetleri dağıtmış. Vakıf ve dernek başkanları her sene devam eden bir sünnet şöleni ile iki yıldan fazla bir süredir 200’den fazla muhtaç çocukların sünnet edildiğini, çocuklara hediyeler verildiğini ve üçüncü kez hazırlıkların sürdüğünü duyurdu.

Heryıl Doğu Türkistanlı 50 başarılı üniversite öğrencisine aylık burs yanında ciddi mali güçlükleri olan ailelere Türkiye İnsan Hakları ve İnsan Hakları Vakfı (İHH) ve Uluslararası Mavi Hilal Vakfı’ndan destek alarak üç ayda bir 1.000-5.000 TL civarında nakit yardımı yapılıyor.

Doğu Türkistan Vakfı, İsa Yusuf Alptekin Vakfı ve Doğu Türkistan Gençlik Derneği sadece bu tür sosyal yardım sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda kadınlara ücretsiz Türkçe kursları, öğrencilere matematik ve fen kursları imkanı sunuyor. Her yıl ödüllü “Üç Efendi Bilgi Yarışması”, her hafta Cumartesi günleri bir hekim ile yüksek muayene ücretlerinden dolayı hastaneye gitme imkanı olmayanlara sağllık hizmetleri sunuluyor ve ücretsiz ilaç dağıtılıyor. Bir güzel haber de yakında İsa Yusuf Alptekin Vakfının Zeytinburnu’nda merkezinde halkımız için bir psikolog görevli hizmete başlayacak.

Kendini halka hizmet etmeye adamış bu üç teşkilat, yakın zamanda Uygur kadınlarına iş imkanı sağlamak ve geçimlerini kazanmaları için bir terzilik eğitimi ve terzi atölyesi açma çalışmalarını başlatmış. “Derdimiz balık yedirmekten ziyade balık tutmayı öğretmek” diyen teşkilat başkanları, öğrenim sürecinde çocuklu kadınlar için bir de “çocuk bakım evi açma” çalışmasını da yürütüyor. Bu sayede çok sayıda çocuğu olan genç kadınların ayakları üzerinde durmalarına katkı vermeyi temel prensip olarak kabul etmişler.

Doç. Dr. Ömer Kul, üç teşkilatın çalışmalarından bahsederken; “Halkımız için yaptığımız çalışmalarımızı sadece Allah rızası için yapıyoruz, başkaların bunu bilip bilmemesi bizim için önemli değil. Başkaları ne yapıyordan veya ne yapmıyordan ziyade biz daha çok ve daha güzel ne yapabileceğimizi önemsiyoruz. Böylelikle vicdanımız ve kalbimizin rahatlayacağına ve insani, vicdani, dini ve milli vazifemizi yerine getireceğimize inanıyoruz” dedi.

“Derdi millet olanlar yaşasın” diye bir şarkı söylermiş atalarımız. Zor günlerde yanımızda olup, derdimize ortak olan, acımızı paylaşmak için karşılıksız çaba gösteren ve katkıda bulunanları buradan selamliyor ve onları unutmayacağımızı ifade ediyoruz.

Hazırlayan: Amine Vahit SEDEF

Kaynak: https://iuyghur.com/?p=112591

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

kategoriler